Kremsi Puro Ne Demektir
Pürüzsüz dokulu bir puro, duman dilin üstünde yuvarlak bir his bırakırken sert köşeler yapmaz ve tadı baştan sona düzgün tutar. Bu tanım gövdenin ağırlığından çok akışla ilgilidir, yani dolgun bir puro da kremsi olabilir. Hafif bir puro ise gergin ve sivri kalabilir ve bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir. Kremsiliği genellikle badem, süt, vanilya ve sedir notaları tamamlar. Jewels sweet ile half corona bu konuyu görmek için uygun bir örnek sunar; biri şurupsu bir sigarillo, diğeri kuru tütün tatlılığıyla ilerleyen kısa bir puro. İlk birkaç çekişlerde dumanı içeri çekmeden tadın, çünkü doku tam orada ortaya çıkar. Ağır bir duman çıkarsa hızı yavaşlatın ve puroya biraz nefes aldırın. Bu nedenle kremsi arayan kişi, önce yaprağın dinlenmiş olup olmadığına bakmalıdır. Kısacası kremsilik bir tatlılık değil, dumanın ağızdaki yumuşak akışıdır; bunu anlamak için aynı puroyu farklı günlerde, farklı saatlerde ve farklı içeceklerle yakıp notlarınızı yan yana koymak yeterlidir. Denemeye başlarken küçük bir not defteri tutmak, hangi günün hangi puroyla nasıl geçtiğini geri okumanıza yardım eder ve zamanla kendi damak haritanızı çıkarmanızı sağlar.
Yumuşak İçim Kimlerin İşine Yarar
Sakin karakterli purolar, ilk kez puro deneyecek biri için en doğru başlangıçtır ve ilk izlenimi hoş kılar. Tütünün ağırlığı geri planda kaldığı için dikkatiniz aromalara kayar ve içim sakin geçer. Honduras corona ile coronation gift bu grubun iki farklı yüzünü gösterir; ilki kuru ceviz ve ekmek kabuğu tonlarıyla günlük bir içim verirken, ikincisi krema ve fındık tarafında daha cilalı ilerler. Sigara geçmişi olanlar da bu tarzı rahat bulabilir, çünkü nefes ağırlaşmaz ve alışma süresi uzamaz. Sakin bir akşam ortamı arayanlar için de bu purolar yerindedir. Buna karşılık yoğun baharat arayan biri bu puroları sönük bulabilir ve daha güçlü bir gövdeye yönelebilir. Tercih verirken kendi zevkinizi esas alın, başkasının beğenisini değil. Bir de şunu unutmayın: yumuşak içim sıkıcı demek değildir, çünkü doğru seçilmiş bir harman sade görünen tatları küçük sürprizlerle doldurur ve sabırlı içiciyi bile memnun eder. Bu yaklaşım özellikle farklı boylar arasında gidip gelen kişiler için pratik olur, çünkü hangi formatın hangi ruh haline yakıştığı kısa sürede kendini ortaya koyar.
Kısa Boylu Purolar Kimin İşine Yarar
Zamanı kısıtlı olanlar için kısa boylu vitolalar açık bir kolaylıktır ve günün içine kolayca sığar. Yarım saatlik bir ara içinde girip bitebilen bir puro, baskısı olmayan bir keyif verir. Kremsi tadıyla coronations kutusu bu yaklaşımın güzel örneğidir; sedir, badem ve zayıf bal notalarıyla sabah saatine yakışır. Gran reserva kimlere uygundur ise büyük bir vitola olduğu için aynı yumuşaklığı çok daha geniş bir zamana bölüştürür. Küçük formatta notalar hızla akar, büyük formatta ise yavaş yavaş açılır ve her bölüm ayrı bir his bırakır. Hangisini seçeceğiniz gününüzün uzunluğuna kalmıştır. Yeni başlayan biri önce kısa olanla başlayıp rahatlayınca uzun boya uzanabilir. Böylece hem zamanınızı hem de damak alışkanlığınızı yavaş yavaş geliştirirsiniz. Sonuçta zaman, mekân ve beklenti birleştiğinde kısa bir vitola bile tam bir oturum sayılabilir; telefonunuzu bir kenara koyup sadece dumana odaklanmak, küçük boyun bütün tadını çıkarmanıza yardım eder. Ayrıca kısa formatların bir başka artısı, hava koşulları ya da ortam elverişsiz olduğunda bile kolayca yarım bırakılabilmesi ve ertesi gün yeniden denenmesine izin vermesidir.
Uzun Gövde Yumuşaklığı Bozar mı
Uzun gövdeli bir puro, dumanın ağıza ulaşmadan önce daha fazla yol katetmesi demektir ve bu durum içimi doğrudan etkiler. Bu uzunluk dumanı yatıştırır ve yumuşak dokuyu belirginleştirir. Double coronas kutusu incelemesi ile double coronas nasıl bir puro aynı boyu taşır; fark yalnızca kasanın büyüklüğündedir. Sedir, kuru saman ve tereyağlı notalar uzun seansta yavaşça koyulaşır ve sonlara doğru daha belirgin olur. Ancak bir buçuk saatlik süre çıkaramayan kişi için bu boy uzun gelebilir. Uç kısmı ısınıp ağırlaşırsa ritmi düşürün ve çekişler arasını açın. Aceleyle içilen büyük bir puro sertleşir ve kremsiliği kaybolur. Sakin bir içici ise bu boyun karşılığını bulur, çünkü asıl lezzet orta bölümde ortaya çıkar. Uzun vitolada nemin ve sıcaklığın da payı vardır; kuru olmayan bir odada, hava akımından uzak ve rahat bir koltukta içildiğinde puro hem daha düzgün yanar hem de kremsi dokusunu sonuna kadar taşır. Elbette her içici farklıdır; kimi uzun sohbetlerin eşlikçisi olarak büyük boyu sever, kimi ise tek bir kahvenin yanında tamamlanan küçük bir seansı yeğler.
Kalın ve İnce Formatlar Arasında
Çap, tadın yoğunluğunu doğrudan etkiler ve seçimde en az boy kadar önemlidir. İnce bir puro daha dar yanar, kalın olan ise geniş ve dolu bir içim sunar. İnce elegantes ince gövdesiyle hafif bir çekiş verir ve çizgi yumuşaklığını daha belirgin hale getirir. Epicure especial ise kalın çaplı ve kısa olduğu için dumanı yoğun, geçişleri çabuktur. Kuruyemiş ve kuru kakao tatları bu gövdede epey fazla öne çıkar. Hafif bir deneyim isteyen narin formata, bolluk arayan geniş formata yönelebilir. Her iki boyu sırayla içmek farkı en iyi gösteren yoldur. Denemeler arasında birkaç gün ara vermek damağın her formatı net algılamasına yardım eder. Bu nedenle çap seçerken yalnızca görünüşe değil, eliniz ve dudağınız için rahat bulduğunuz ölçüye bakın; elde tutuşu kolay gelen bir puro, içim boyunca dikkatinizi dağıtmadan tatlara yönelmenizi sağlar. Bu ayrım yalnızca tat değil, elde tutma biçimi, külün düşme hızı ve çekişlerin arasındaki bekleme süresiyle de ilişkilidir, dolayısıyla yeni bir format denerken tempoyu ayarlamak akıllıca olur.
Düzenli İçiciye Kutu Boyu Önemli mi
Kutu adedi, aslında kişinin içme ritmiyle ilgilidir ve tek bir doğru cevap yoktur. Haftada bir deneyen kişi onluk bir paketle epey zaman yetinir, düzenli içen ise daha geniş bir kutuya bakar. Especial kutusu yirmi beşlik ahşap kutusuyla tek karakteri tekrar tekrar izlemek isteyenlere hitap eder. Especial tubo kimlere uygundur ise aynı kalın gövdeyi on ayrı tüpte verdiği için deneme amacıyla daha makul kalır. Kakao, meşe ve süt kreması hattı her iki pakette aynen korunur. Saklama koşulları büyük kutuda biraz daha kararlı kalır çünkü içerideki tütün kütlesi nemi birlikte tutar. Küçük paket ise denemek için uygundur ve hata payını düşürür. İlk olarak küçük kutuyla tanışmak çoğu içici için isabetli olur, sevdiğinizi anlayınca büyüğe geçersiniz. Pratik bir ipucu olarak, ilk kez denediğiniz kutudan yalnızca birkaç puro çıkarıp geri kalanını kapalı ve serin bir yerde dinlendirmek hem tadın bozulmasını önler hem de zamanla farklı günlerdeki notlarınızı kıyaslamanıza imkân verir. Ayrıca kutuyu her açtığınızda nem düzeyine göz atmak, puroların yüzeyinin çatlayıp tadının bozulmasını geciktirir ve aynı kutudan aylar sonra bile tutarlı bir içim almanızı sağlar.
Tüp Ambalaj Kimlere Uygundur
Tüp, puroyu ezilmekten korur ve nemi bir süre kılıfın içinde tutar. Çantasında ya da ceketinde puro gezdiren kişi için bu açık bir rahatlıktır. Tubo especial nasıl bir puro yirmi beş tüplük geniş kutusuyla misafir ağırlayanlara yakışır. Epicure no1 ise tüpsüz, ahşap kutuda gelen daha uzun bir seçenektir; katmanları sırayla açar. Tüpün hoş yanı, kapağı açınca gelen yaprak kokusudur ve bu koku ilk çekişten önce bile heyecan verir. Bu koku oturum başlamadan önce ruh halini hazırlar. Yolda içen biri için tüpsüz puro bulundurmak zahmetli olur, çünkü örtü yaprağı en küçük baskıda bozulur. Masa başında içenler için ise tüp gerekli değildir, nem kutusu yeterli olur. Taşıma gerektirmeyen günlerde ise tüp yerine tahta kutu ya da nem kutusu işinizi görür; iyi bir saklama düzeni kurduğunuzda puroların aylar sonra bile aynı tadını koruduğunu göreceksiniz. Tüpler bu anlamda küçük bir güvence sağlasa da nem kaybını tamamen önlemediği için, tüpleri de zaman zaman kontrol edip uzun süre kullanılmadıklarında serin ve karanlık bir dolapta muhafaza etmek uygun olur.
Dinlendirilmiş Yaprak Yumuşaklığa Katkı Yapar mı
Yaprak bir süre dinlendirildiğinde keskin taraflarını yitirir ve daha yuvarlak bir duman ortaya çıkar. Bu bekleme yapraktaki keskin notaları dengeler ve tatların birbirine karışmasına yardım eder. No1 tubo tüpte korunan robusto boyuyla sedir ve meyveli yönünü sunar. Kremsi tadıyla no2 reserva ise uzunca bekletilmiş yapraklarla üretildiği için dolgun olsa da baskı kurmaz. Yıllanmış kutuları seven kişi sabır isteyen bir tutku geliştiriyor demektir. Ama acemi biri için sıradan bir sarım da oldukça rahat kalabilir. Önemli olan etiketteki yıl değil, ağızda bıraktığı histir. Kısacası bekleme süresi bir garanti değil, yalnızca bir işarettir; asıl hüküm ilk birkaç çekişte verilir. Sonuç olarak yıllandırma, yumuşak içim arayan için anlamlı bir ayrıntı olsa da tek başına karar verdirmemeli; kendi damağınız, içme süreniz ve beklentiniz bir araya geldiğinde en doğru kutuyu sizin yerinize seçmiş olursunuz. Bu yüzden bekletilmiş bir purodan sihirli bir fark beklemek yerine, iki farklı yılı ya da iki farklı kutuyu aynı hafta içinde peş peşe denemek ve aradaki farkı kendi ağzınızda ölçmek en dürüst yoldur.
Armağan Olarak Kremsi Puro Seçimi
Bir puroyu armağan sunmak istiyorsanız alıcının alışkanlığını düşünmek gerekir. Sert ve baharatlı bir puro, alışık olmayan birine bunaltıcı gelebilir ve hediyenin tadını kaçırır. Bu yüzden kremsi ve yumuşak bir seçim hep güvenlidir. No2 tubo tüp içinde on adetlik bir paketle gelir ve derli toplu bir sunum çıkarır. Yumuşak içimli epicure no3 ise kremsi duman, tatlı ahşap ve fındık izini kısa bir oturuma indirir. Bu iki örnek, yumuşak içimin hem tüplü hem tüpsüz sunumlarda aynı nezaketle sürdürülebildiğini gösterir. Konuklara ikram ederken önceden damak zevklerini öğrenin. Kutunun görünümü de seçimi etkileyebilir. Dengeli bir puro, sohbeti bastırmadan arka planda kalır, bu da ikram için en önemli ölçüttür. Ayrıca hediye edeceğiniz kişiye küçük bir not eklemek, purodaki tatlı notaları ve önerilen içim zamanını belirtmek, armağanı kişiselleştirir ve alıcının puroyu sakin bir saatte denemesini teşvik eder. Hediyenin yanında küçük bir kesici ya da kibrit eklemek, alıcının ilk seansını sorunsuz başlatmasına yardım eder ve armağanın düşünülerek hazırlandığını hissettirir.
Yumuşak Seçimde Dikkat Edilecekler
Uygun puroyu bulmak için en başta vaktinizi hesaplayın ve oturuma ne kadar süre ayırabileceğinize karar verin. Sonra yumuşak notalar mı yoksa baharat mı beklediğinizi ayrıca yineleyin. No3 kutusu kutusu incelemesi yirmi beşlik kutusunda süt kreması dokusunu, kuru meşeyi ve fırınlanmış badem tonunu tutarlı taşır. Kremsi tadıyla hoyo député ise ince panetela formatıyla çayır otu ve taze bal izlerini hafif bir içimde gösterir. İnce boy seri bir mola arasında uygunken, kalın boy yavaş bir akşam arar. Tatlı notaları seviyorsanız badem öne çıkan olanları arayın. Tatmak her zaman en iyi yoldur. Bir deneme sonunda notlarınızı kaydetmek sonraki tercihi hafifletir. Son olarak, sevdiğiniz bir puroyu bulduğunuzda aynı formatın farklı kutu boylarına bakmak, yeni bir tat denemeden önce onu birkaç kez daha içip kendi ölçütünüzü sağlamlaştırmak ve sonraki tercihlerinizi bu ölçüte göre yapmak mantıklıdır. Bütün bunları bir araya getirdiğinizde ortaya, acele etmeden kendi zevkinize göre oluşturduğunuz, hem zamanınıza hem damağınıza hem de bütçenize denk düşen kişisel bir puro düzeni oluşur.